21. Mayıs 2005, 14:49
Dawud Wharnsby Ali
Kanada asıllı müslüman şarkıcı Dawud Wharnsby Ali,
Esselamu Aleyküm. Öncelikle isterseniz hayat hikayenizle başlayalım. Müslüman olarak doğmadınız haksız mıyım?
Vealeykümselam. Hayır 21 yaşımda müslüman oldum.
O halde nasıl müslüman olduğunuzu anlatır mısınız?
Sanırım onbeş onaltı yaşlarımda dini tamamen reddeder bir haldeydim. Yine İslamla tanışmam da bu yaşlarıma rastlar. İslamla ilgili ilk yazıları onaltı onyedi yaşlarımda okumuştum. 21 yaşıma geldiğimde ise Kuran-ı Kerim`i okumak şerefine eriştim ve müslüman oldum. Müslüman olmadan önce hiçbir müslümanla tanışmamıştım. Önce Kuran-ı Kerim`i okuyup müslüman oldum, daha sonra da müslümanlarla tanışmaya başladım. Kuran`ı ilk okuduğumda aradığım gerçeğin bu olduğu duygusuna kapıldım. O ana kadar dinle alakalı duyduğum şeyler anlam kazanmaya başlamıştı ve bu dinin gerçekten hak din olduğunu anlayıp müslüman oldum.
Müslüman olduktan sonra hayatınız nasıl değişti peki? Ailenizin size bakışında ne gibi değişiklikler oldu?
Aslında ailem rahat bir ailedir ve ben de bu rahat ortamda büyüdüm. Ama yine de annem “eyvah oğluma ne oluyor?“ diye endişelendi. Ancak yeni dinimin o ana kadar yaptığım her türlü kötü şeyi engellediğini ve ailemle olan muhabbetimi kesmediğini, aksine güçlendirdiğini görünce zamanla onlar da alıştı bu yeni yaşantıma. Hatta benden sonra iki ablamdan biri daha müslüman oldu. Ailem hoş karşılıyor şu anda durumumu çünkü müslüman olduktan sonra hayatım, kendime ve aileme karşı davranışlarım değişti, içkiyi ve kötü yaşantımı bıraktım ve müslüman olduktan sonra herşeyden önemlisi sorumluluk sahibi bir birey oldum.
Pekala biraz da özellikle 11 Eylül olaylarından sonra Amerika’daki müslümanların durumundan bahsedelim istiyorum. Neler değişti hayatınızda?
Evet 9/11’den sonra Amerikalı müslümanların durumu gerçekten zorlaştı. Amerika’da yaşamak gerçekten rahat, bunu kabul etmek lazım. Ancak bir şarkıcı ve yazar olarak kabul edemeyeceğim şey bu rahatlığı sağlamak için dünyanın geri kalanının yaşanılamaz durumda olması. Yapmadığımız şeylerden sorumlu tutulduğumuz bir gerçek. Ancak içinde bulunduğumuz durum bizi yıldırmamalı. Gerçekte kim olduğumuzu anlatmak için elimizden geleni yapmalıyız. Çünkü biz biliyoruz ki 9/11’den İslam sorumlu tutulamaz. Müslümanlar da… Ancak biz müslümanlar dünyanın herhangi bir yerinde olan haksızlığın ortadan kaldırılması için bir seyler yapmakla sorumluyuz. Bunun için de öncelikle içinde yaşadığımız toplumun kültürünü anlamalı ve onlarla anlayacakları dilden konuşmalıyız. Çünkü ancak bu şekilde kendimizi anlatmamız için gerekli gereçleri kullanma imkanına kavuşuruz.
Hala Malcolm X’in etkisi hissediliyor mu ABD’li müslümanlar üzerinde?
Evet kesinlikle, özellikle Afro-Amerikalılar üzerinde Malcolm X’in hala büyük etkisi var. Onların İslama ve birbirlerine olan bağlılığında bunu açıkça görmek mümkün. Ben de müslüman olduktan sonra, hikayesini duyduğumda çok etkilenmiştim. Günümüzde de etkisi hissedilen bir kaç konuşmacı var; Ingrid Matzine, Abdullah İdris gibi. Bu liderlerin hiçbirisi ülke dışına çıkma iznine sahip değiller. Bildiğiniz gibi Tarık Ramazan ve Yusuf İslam da ABD’ye alınmamıştı. Ancak buna rağmen durum eskiye nazaran daha iç açıcı ABD’de. Müslümanların okulları, camileri var, toplantılar, sergiler, dersler düzenliyorlar ve batı dünyasında kendileri olarak yaşamaya çalışıyorlar. Ancak özelde ABD’de, genelde de dünyanın heryerinde müslümanların eksiği medyadır. Bugünkü olumsuz müslüman imajından medya sorumludur çünkü. Biz de düşmanın silahıyla silahlanmalı ve medyaya yatırım yapmalıyız. Neden derseniz, günümüzde savaş medya üzerinden yürütülüyor da ondan.
Pekala bu güzel röportaj ve hoş sohbetiniz için teşekür ederim.
Ben teşekür ederim. Size ve gazetenize de başarılar dilerim. Dünya müslümanları olarak iletişimi koparmamalıyız
Dawud Wharnsby Ali
Kanada asıllı müslüman şarkıcı Dawud Wharnsby Ali,
Esselamu Aleyküm. Öncelikle isterseniz hayat hikayenizle başlayalım. Müslüman olarak doğmadınız haksız mıyım?
Vealeykümselam. Hayır 21 yaşımda müslüman oldum.
O halde nasıl müslüman olduğunuzu anlatır mısınız?
Sanırım onbeş onaltı yaşlarımda dini tamamen reddeder bir haldeydim. Yine İslamla tanışmam da bu yaşlarıma rastlar. İslamla ilgili ilk yazıları onaltı onyedi yaşlarımda okumuştum. 21 yaşıma geldiğimde ise Kuran-ı Kerim`i okumak şerefine eriştim ve müslüman oldum. Müslüman olmadan önce hiçbir müslümanla tanışmamıştım. Önce Kuran-ı Kerim`i okuyup müslüman oldum, daha sonra da müslümanlarla tanışmaya başladım. Kuran`ı ilk okuduğumda aradığım gerçeğin bu olduğu duygusuna kapıldım. O ana kadar dinle alakalı duyduğum şeyler anlam kazanmaya başlamıştı ve bu dinin gerçekten hak din olduğunu anlayıp müslüman oldum.
Müslüman olduktan sonra hayatınız nasıl değişti peki? Ailenizin size bakışında ne gibi değişiklikler oldu?
Aslında ailem rahat bir ailedir ve ben de bu rahat ortamda büyüdüm. Ama yine de annem “eyvah oğluma ne oluyor?“ diye endişelendi. Ancak yeni dinimin o ana kadar yaptığım her türlü kötü şeyi engellediğini ve ailemle olan muhabbetimi kesmediğini, aksine güçlendirdiğini görünce zamanla onlar da alıştı bu yeni yaşantıma. Hatta benden sonra iki ablamdan biri daha müslüman oldu. Ailem hoş karşılıyor şu anda durumumu çünkü müslüman olduktan sonra hayatım, kendime ve aileme karşı davranışlarım değişti, içkiyi ve kötü yaşantımı bıraktım ve müslüman olduktan sonra herşeyden önemlisi sorumluluk sahibi bir birey oldum.
Pekala biraz da özellikle 11 Eylül olaylarından sonra Amerika’daki müslümanların durumundan bahsedelim istiyorum. Neler değişti hayatınızda?
Evet 9/11’den sonra Amerikalı müslümanların durumu gerçekten zorlaştı. Amerika’da yaşamak gerçekten rahat, bunu kabul etmek lazım. Ancak bir şarkıcı ve yazar olarak kabul edemeyeceğim şey bu rahatlığı sağlamak için dünyanın geri kalanının yaşanılamaz durumda olması. Yapmadığımız şeylerden sorumlu tutulduğumuz bir gerçek. Ancak içinde bulunduğumuz durum bizi yıldırmamalı. Gerçekte kim olduğumuzu anlatmak için elimizden geleni yapmalıyız. Çünkü biz biliyoruz ki 9/11’den İslam sorumlu tutulamaz. Müslümanlar da… Ancak biz müslümanlar dünyanın herhangi bir yerinde olan haksızlığın ortadan kaldırılması için bir seyler yapmakla sorumluyuz. Bunun için de öncelikle içinde yaşadığımız toplumun kültürünü anlamalı ve onlarla anlayacakları dilden konuşmalıyız. Çünkü ancak bu şekilde kendimizi anlatmamız için gerekli gereçleri kullanma imkanına kavuşuruz.
Hala Malcolm X’in etkisi hissediliyor mu ABD’li müslümanlar üzerinde?
Evet kesinlikle, özellikle Afro-Amerikalılar üzerinde Malcolm X’in hala büyük etkisi var. Onların İslama ve birbirlerine olan bağlılığında bunu açıkça görmek mümkün. Ben de müslüman olduktan sonra, hikayesini duyduğumda çok etkilenmiştim. Günümüzde de etkisi hissedilen bir kaç konuşmacı var; Ingrid Matzine, Abdullah İdris gibi. Bu liderlerin hiçbirisi ülke dışına çıkma iznine sahip değiller. Bildiğiniz gibi Tarık Ramazan ve Yusuf İslam da ABD’ye alınmamıştı. Ancak buna rağmen durum eskiye nazaran daha iç açıcı ABD’de. Müslümanların okulları, camileri var, toplantılar, sergiler, dersler düzenliyorlar ve batı dünyasında kendileri olarak yaşamaya çalışıyorlar. Ancak özelde ABD’de, genelde de dünyanın heryerinde müslümanların eksiği medyadır. Bugünkü olumsuz müslüman imajından medya sorumludur çünkü. Biz de düşmanın silahıyla silahlanmalı ve medyaya yatırım yapmalıyız. Neden derseniz, günümüzde savaş medya üzerinden yürütülüyor da ondan.
Pekala bu güzel röportaj ve hoş sohbetiniz için teşekür ederim.
Ben teşekür ederim. Size ve gazetenize de başarılar dilerim. Dünya müslümanları olarak iletişimi koparmamalıyız

Keine Kommentare:
Kommentar veröffentlichen